Kuralı Tarım ve Orman Bakanlığı, 13 Mart 2026'da güncellediği gıda etiketleme kılavuzuyla getirdi. Menünüzü bir akşamüstü oturup elden geçirmek için gerekenler aşağıda.

Kural ne, kimleri kapsıyor?
Dayanak, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği. Bu yönetmelik paketlenmeden sunulan yemeklerde alerjen bilgisini yıllardır istiyor. Bakanlığın 13 Mart 2026 tarihli duyurusuyla güncellenen kılavuz buna iki bilgi daha ekledi: yemeğin içindekiler listesi ve enerji, yani kalori değeri. Ayrıntılar kılavuzun 41. maddesinde, kalorinin nasıl hesaplanacağını gösteren bir örnekle birlikte duruyor.
Kural, mevzuatın "toplu tüketim yeri" dediği her işletmeyi kapsıyor. Yemeği kendi mutfağında hazırlayıp müşterisine sunan herkes bu gruba girer: lokanta, restoran, kafe, pastane, dönerci, kebapçı, yemekhane, otel restoranı. Kadıköy'deki dört masalık kahveci de, öğle saatinde kapısında kuyruk olan Gaziantep'teki kebapçı da aynı kuralın içinde.
Son tarih işletmenin büyüklüğüne göre değişiyor. Ankara Ticaret Odası'nın Nisan 2026'da üyelerine duyurduğu takvim şöyle:
| İşletme | İçindekiler | Kalori |
|---|---|---|
| Ulusal zincirler | 1 Temmuz 2026 | 1 Temmuz 2026 |
| Aynı ilde 3 ya da daha fazla şubesi olanlar | 31 Aralık 2026 | 31 Aralık 2026 |
| Diğer bütün işletmeler | 31 Aralık 2026 | 31 Aralık 2027 |
Alerjen bilgisi bu takvimi beklemiyor, çünkü Gıda Etiketleme Yönetmeliği onu zaten istiyor.
Tek şubeli bir kafe ya da pastaneyseniz tablonun son satırı sizin satırınız: yılbaşına kadar içindekiler ve alerjenler menüde olmalı, kaloriyi de 2027 bitmeden eklemelisiniz.
Bazı haberlerde kalori zorunluluğunun da bu yılın sonunda başladığı yazıyor. Kılavuzdaki takvim ise zincir olmayan işletmelere kalori için 2027 sonuna kadar süre tanıyor. Menüyü zaten bir kez elden geçirecekseniz ikisini birlikte yapın, aynı reçeteleri bir yıl sonra yeniden açmak daha çok iş çıkarır.

Menünüzde bulunması gereken 5 bilgi
Menüdeki her yemeğin yanında artık adından ve fiyatından fazlası yazmalı. Şu 5 bilgi müşterinin gözünün önünde durmalı:
- Yemeğin adı, ne yiyeceğini anlatacak açıklıkta. "Şefin tabağı" kulağa hoş gelir, yanında ne olduğu yazmıyorsa alerjisi olan birine bir şey anlatmaz.
- Yemeğin içindekiler listesi. Müşteri tabağın neyden yapıldığını menüden okuyabilmeli: Adana kebapta kıyma, kuyruk yağı, pul biber gibi.
- Yönetmeliğin ekindeki 14 alerjenden yemekte bulunanlar. Liste şu: gluten içeren tahıllar, kabuklular (karides, yengeç gibi), yumurta, balık, yer fıstığı, soya, süt, sert kabuklu meyveler (fındık, ceviz, badem, antep fıstığı gibi), kereviz, hardal, susam, kükürt dioksit ile sülfitler, acı bakla ve yumuşakçalar (midye, kalamar gibi).
- Kalori, yani enerji değeri. Zincir olmayan işletmelerin bunun için 2027 sonuna kadar vakti var.
- Yemekte ya da sosunda alkol veya domuz kaynaklı bir bileşen varsa onun açıkça yazılmış hâli.
Menüde bir satır şöyle görünebilir: Mercimek çorbası. İçinde kırmızı mercimek, soğan, havuç, un, tereyağı var. Alerjen olarak gluten (un) ile süt (tereyağı) yazar, yanında da reçetenize göre hesaplanmış porsiyon kalorisi durur.
Kılavuz bu bilgiler için 5 yol sayıyor: menü, duvardaki pano, broşür, dijital ekran, bir de karekod. Hangisini seçerseniz seçin, müşteri bilgiyi sormadan görebilmeli.
14 alerjeni tek tek yazmak yerine simgeyle de gösterebilirsiniz, yönetmelik bilginin yazı yerine başka gösterim biçimleriyle verilmesine izin veriyor. Simge kullanacaksanız menünün bir köşesinde hangi simgenin neyi anlattığı yazsın. Yoksa müşteri buğday başağını süsleme sanabilir.
14 alerjenden en çok atlananlar sosta ve hazır malzemede saklanır. Tahin susamdır. Mayonezde yumurta, yoğurtlu sosta süt vardır, köfte harcındaki bayat ekmek de gluten demektir.
Hazır aldığınız ekmeğin ve sosun paketine bakın, dondurulmuş hamurunkine de. Türk Gıda Kodeksi, paketli gıdalarda alerjenlerin içindekiler listesinde ayrıca vurgulanarak yazılmasını istiyor. Reçeteyi yazarken o listeyi aynen kullanırsanız tedarikçinin bildiğini siz de bilirsiniz.
Bu listeyi mutfakla birlikte çıkarın. Tarifin kâğıttaki hâli ile ustanın ocakta yaptığı her zaman aynı olmaz, "sonuna bir kaşık tereyağı atıyorum" cümlesi menüye süt olarak geçmeli.
Kalori de porsiyonla birlikte değişir. Yarım porsiyon ya da 1,5 porsiyon sunuyorsanız her birini ayrı hesaplamak gerekir. Her gün değişen günün çorbası ve tabildot da bu kuralın içinde, onların bilgisi de o günün menüsünde durmalı.
Menüdeki içecekleri de unutmayın. Ev yapımı limonatanın, ayranın ya da salepin içine ne girdiği yazmalı. Sütlü kahvedeki süt de listedeki 14 alerjenden biri.
Alerjisi olan müşteri çoğu zaman garsona yine de sorar. Menüdeki bilgi doğruysa garson mutfağa koşup "bunda süt var mıydı?" diye sormadan cevap verir.
Yapmazsanız ne olur: denetim ve ceza
Denetimi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın il ve ilçe müdürlükleri yapıyor. Kurala uymayan işletmeye 5996 sayılı Kanun'a göre idari para cezası uygulanır, tutar her yıl yeniden belirlendiği için burada rakam vermiyoruz.
Denetim yalnız planlı ziyaretle gelmez. Menüde yanlış bilgi gören ya da alerjisi tutan bir müşteri durumu Bakanlığın ALO 174 Gıda Hattı'na bildirebilir, bu tür ihbarlar da denetimle sonuçlanabiliyor.
Cezadan daha ağır olanı müşteri tarafı. Fındık alerjisi olan biri menüde fındık görmediği için tatlıyı sipariş ederse, o akşam ikiniz için de kötü biter. Kural zaten bunun için var: alerjisi olan kişi tahmin etmeden, garsona sormadan seçebilsin.
Böyle bir akşam masada kalmaz, önce yorumlara sonra mahallenin diline düşer.

QR menü ile uyum nasıl sağlanır?
Kâğıt menüye her yemeğin bu 5 bilgisini sığdırmaya çalışırsanız menü ince bir kitapçığa döner. Tarif ya da fiyat değişince hepsini yeniden bastırırsınız. Karekod bu yüzden en pratik yol: masadaki kartı okutan müşteri bütün bilgiyi telefonunda görür. Bu çözüme karekod menü, QR kodlu menü ya da dijital menü de deniyor.
Kartı okutunca menünüz telefonda Çorbalar, Izgaralar, Tatlılar diye bölüm bölüm açılır, her yemeğin altında içindekiler ve alerjenler, yanında da kalorisi durur. Alkol ya da domuz kaynaklı bileşen varsa o da ayrıca yazar, müşteri bunun için garsonu beklemez.
Bizim kurulumumuzda iş dört adımda biter:
- Reçetelerinizi alırız: her yemeğin malzemesi ve gramajı. Defterdeki el yazısı da olur, mutfağın duvarındaki liste de, WhatsApp'tan atılan bir fotoğraf da.
- Her yemeğin bilgisini menüye işleriz. Kaloriyi reçetedeki gramajlardan, Bakanlığın TürKomp veri tabanındaki değerlerle hesaplarız.
- Masalara QR kartını koyarız ve yanına kısa bir not ekleriz: karekodu kullanamayan misafire bilgi yazılı olarak da verilir. Bu not kuralın bir parçası, o olmadan karekod tek başına yetmiyor. Örneğin: "Karekodu kullanamayan misafirlerimiz için alerjen ve kalori listemiz kasadadır."
- Tarif değişince menüyü aynı gün güncelleriz. Mercimek çorbanıza tereyağı girdiyse akşam servisinden önce menüde "süt" yazar.
Karekodu kullanamayan misafir için kasada yazdırılmış A4 bir liste durur. Onu da menüdeki bilgiden biz çıkarırız. Telefonu olmayan dede de, şarjı az önce biten üniversiteli de aynı bilgiye böyle ulaşır, siz de iki ayrı listeyi güncel tutmakla uğraşmazsınız.
Bu kurulumu alerjen ve kalori bilgili QR menü hizmetimizle yapıyoruz. Kurulum 3.890 ₺, sonrasında ayda 690 ₺. Reçeteleriniz bize ulaştıktan sonra kurulum 5–7 iş günü sürüyor.
Sık sorulanlar
- Tek şubeli küçük bir kebapçıyım, kural beni de kapsıyor mu?
- Evet. Yemeği yerinde hazırlayıp sunan her işletme toplu tüketim yeri sayılır. İçindekiler için son gün 31 Aralık 2026, kalori için 31 Aralık 2027.
- QR menü zorunlu mu?
- Hayır. Bilgiyi basılı menüde ya da duvardaki panoda da verebilirsiniz. Broşür ve ekran da olur. Karekodu seçerseniz, kullanamayan misafire bilginin başka yolla verileceğini de belirtmeniz gerekir.
- Kaloriyi kendim nasıl hesaplarım?
- Her malzemenin gramajını 100'e bölüp o malzemenin 100 gramdaki kalorisiyle çarpar, sonuçları toplarsınız. Malzemelerin değerleri Bakanlığın ücretsiz besin veri tabanı TürKomp'ta var. Kılavuzda da bir hesaplama örneği bulunuyor.
- Menümün bugün eksiği var mı, nasıl anlarım?
- Menünüzün fotoğrafını WhatsApp'tan gönderin. Hangi yemekte hangi bilginin eksik olduğunu ücretsiz olarak yazarız.
Restoran alerjen menü zorunluluğunun büyük kısmı, her yemeğin reçetesini 31 Aralık'tan önce bir kez doğru yazmaktan ibaret. Reçeteler bir kez yazıldıktan sonra menüyü güncel tutmak, fiyat değiştirmek kadar kısa sürer.






